MODLAR & GÜVENLİK

FARKLI DÜMENLEME MODLARI:
Ön teker dümenleme, günlük araçlarımızda kullandığımız direksiyon mekanizmasına benzer basit ve maliyet etkin bir seçenektir. Bu sistem, geniş taşıma alanları için uygun olan geniş bir dönüş yarıçapı sunar. Ön teker dümenlemeli transfer araçları, ağır makineler ve malzemelerin taşınmasında kullanılır; bu araçlar genellikle kalıplar, bobinler, kirişler, borular gibi ağır ve hacimli yükleri taşıyabilirler.

Bu dümenleme sistemi sınırlı alana sahip olmayan, yanal hareket veya kendi ekseninde dönüş gibi hareket kabiliyetleri gerektirmeyen, karmaşık erişim noktaları olmayan sahalarda ve hassas yükleme ve boşaltma pozisyonları gerektirmeyen görevlerde yaygın olarak kullanılmaktadır.
1
ÖN TEKER DÜMENLEME
Dört teker dümenleme, sistemi en yüksek manevra kabiliyetine sahip dümenleme yöntemidir. Bu sistemle aracın tüm tekerlekleri bağımsız olarak yönlendirilebilir ve bu, araca benzersiz bir manevra kabiliyeti sunar. Bu esneklik sayesinde araç, hassas alanlarda çalışabilir. Bu dümenleme sisteminde aracın tüm tekerleri birbirinden bağımsız şekilde hareket edebilir ve hem ön hem de arka tekerlekler aynı açıda dönerek daha dar bir dönüş yarıçapı sağlarlar.

Bu sistemde aracın dönüş merkezi aracın merkez hattında bulunur. Daha küçük dönüş yarıçapı istendiğinde tercih edilen bu sistem, daha kısıtlı alanlarda kullanımı mümkün kılar. Ön ve arka tekerlekleri dönen bu araçlar, sınırlı alana sahip fabrikalarda, karmaşık erişim noktaları olan yerlerde ve hassas yükleme ve boşaltma pozisyonları gerektiren görevlerde yaygın olarak kullanılır. Bu manevra kabiliyeti sayesinde araç dikey ve yanal hareketin yanı sıra kendi ayak izinde dönme, diagonal hareket ve çapraz (crab movement) hareket gibi yüksek manevra kabiliyeti gerektiren hareketleri gerçekleştirebilir.
2
DÖRT TEKER DÜMENLEME
± 90° dümenleme seçeneği, maliyet ve manevra kabiliyeti açısından yukarıda bahsedilen dümenleme seçeneklerine kıyasla bir ara çözüm sunar. Bu seçenekte, ön dingil ± 90° dönebilir. Bu durumda, dönüş merkezi arka dingilin merkezinde bulunur ve bu da oldukça küçük bir dönüş yarıçapı sağlar.

Fada ağır yükleri taşımak için kendi akülü kalıp değişim ve transfer arabalarında sıkça bu seçeneği kullanmaktadır. Bu seçenek genellikle kısıtlı bütçeye sahip veya makinenin boyutları kompakt tutulmak zorunda olan, tek yönlü araçlarda ve dönüş yarıçapının azaltılması gereken uygulamalarda tercih edilir.

3
± 90° DÜMENLEME

GÜVENLİK SİSTEMLERİ

Makine Direktifine Uygun Olarak Her Taşıma Çözümümüzde;
Önce Can Güvenliği Esasına Dayalı Teknolojiyle Güçlendirilmiş Koruma


YAPISAL GÜVENLİK


Yapısal düzeyde, makinenin yük taşıma kapasitesi, yönetmeliklerin öngördüğü sınırların ve gereksinimlerin ötesinde, yüksek standartta güvenlik faktörleri kullanılarak hesaplanır. 

Yapısal hesaplamalar için Fada, FEM Sonlu Elemanlar analizine yönelik gelişmiş yazılımların yanı sıra daha ayrıntılı bir analitik analize olanak tanıyan geleneksel elektronik tablo hesaplamalarını kullanır.

Tüm Yapısal Kaynak Bölgeleri, Uzman Bir Kaynak Koordinatörü Tarafından Denetlenmektedir.

Yapı güvenliğini sağlamak için, tasarım aşamasını takiben, üretim süreçleri maksimum dikkat ve yüksek kalite standartlarına göre yönetilmektedir. Kullanılan malzemelerin ve kaynak noktalarının kalitesine büyük önem verilir. İmalat süresince, tüm yapısal malzemelerin her zaman izlenebilirliğini garanti altına alacak kontrol mekanizmaları mevcuttur.

Kullanılan yıkıcı olmayan testler; görsel kontrol, penetrasyon sıvıları, manyetoskopik ve müşteri talebine istinaden ultrason veya radyografi gibi yöntemlerdir.

Fada ISO 3834-2 sertifikasına sahiptir ve yukarıda bahsedilen süreçler uluslararası standartlara uygun bir şekilde uygulanmaktadır.

ELEKTRİK VE ELEKTRONİK GÜVENLİK


Fada, elektrik ve elektronik sistemleri (makinenin diğer tüm parçaları gibi) Risk Analizi sonuçlarına ve ilgili ürün yönetmeliklerine uygun olarak kullanılır. Performans Seviyesi veya SIL, tasarım öncesinde belirlenir ve tüm sistem buna uygun olarak tasarlanır.

Fada, insan kaynaklı hataları minimuma indirmek veya tamamen ortadan kaldırmak için gereken tüm güvenlik bileşenlerini kullanır.

Lazer tarayıcılar, güvenlik PLC'leri, çoklu güvenlik sensörleri, uzaktan erişim donanımları ve diğer güvenlik bileşenleri ihtiyaç duyulan güvenlik seviyesine ve müşteri talebine göre kullanılır. Tüm uygulamalar, en katı ulusal ve uluslararası güvenlik standartlarına uygun olarak yapılmaktadır.

Lazer Tarayıcı:
Ağır yük taşıma süreçlerinde ihtiyaç duyulan güvenlik standartlarını sağlamak için kullanılan lazer tarayıcılar, çevreyi sürekli tarayarak nesneleri tespit eder. Bu taramalar sayesinde, arabalar çevresindeki engelleri belirleyerek çarpışma riskini en aza indirir. Eğer hareket yolu üzerinde bir engel algılanırsa, sistem aracın hızını azaltabilir, durdurabilir veya operatörü uyarabilir. Bu, çalışan personele, sahadaki malzemelere ve taşınmazlara zarar gelmesini önlemek adına önemli bir güvenlik katmanı sağlar.

Ultrasonik Sensör:
Endüstriyel transfer arabalarında mesafe ve engel tespiti için kullanılan bir diğer güvenlik sistemi olan ultrasonik sensörler, ses dalgalarını kullanarak mesafe ölçer ve potansiyel çarpışmaları engeller. Sensörler ultrasonik dalgalar göndererek dalganın bir nesneye çarpıp geri dönme süresini ve bu veriye bağlı olarak nesnenin araç ile arasındaki mesafeyi algılar. Bu bilgi, arabayı otomatik olarak yavaşlatmak veya durdurmak için kullanılabilir.

Tampon:
Endüstriyel transfer arabaları genellikle ön ve arka kısımlarında çarpışma önleyici tamponlarla donatılmıştır. Bu tamponlar, temas durumunda araç hareketini durdurur. Ayrıca darbeyi emerek, arabaya ve çevredeki malzemelerde oluşabilecek hasar risklerini azaltır. Transfer arabalarının taşıdığı ağır yükler düşünülürse düşük hızlarda bile potansiyel olarak tehlikeli olabileceği açıktır. Çarpışma önleyici tamponlar bu tür çarpışmaların etkilerini azaltmaya yardımcı olur.

Bu güvenlik önlemleri, endüstriyel transfer arabalarının işletimleri sırasında işçi güvenliğini ve ekipmanları korumayı sağlar. Otomasyon ve sensör teknolojileri sayesinde, bu araçlar çevresel faktörleri daha doğru bir şekilde algılayabilir ve çarpışma risklerini en aza indirerek daha güvenli bir çalışma ortamı yaratır.